ÇOCUK MASALI

Can ve Kaybolan Renkler Atölyesi

Can, kasabanın resim atölyesindeki bütün renkler kaybolunca arkadaşlarıyla birlikte gizemli renk izlerini takip eder.

Can ve Kaybolan Renkler Atölyesi çocuk masalı kapak görseli
PREMİUM

Sesli Masallar Çok Yakında

Profesyonel anlatımlı sesli masallarımız Premium üyelikle çok yakında sizlerle.

Can, resim yapmayı çok seven meraklı bir çocuktu. En sevdiği yer, kasabanın meydanındaki küçük resim atölyesiydi. Atölyenin sahibi Nevin Hanım, raflarda yüzlerce boya saklardı. Kırmızı, mavi, sarı, yeşil… Hatta yalnızca ay ışığında parlayan gümüş renkli bir boya bile vardı. Bir cumartesi sabahı Can atölyeye geldiğinde Nevin Hanım kapının önünde şaşkınlıkla duruyordu. “Ne oldu?” diye sordu Can. Nevin Hanım kapıyı açtı. Atölyedeki bütün resimler griydi. Boyaların bulunduğu kavanozlar da tamamen renksizdi. “Bütün renkler kaybolmuş!” dedi Nevin Hanım. Can masaların arasını dikkatle inceledi. Yerde küçücük mavi bir damla gördü. Damlanın yanında sarı bir ayak izi vardı. “Renkler kendi başlarına kaybolmuş olamaz,” dedi. Arkadaşları Elif ve Mert’i çağırdı. Üçü birlikte renkli izleri takip etmeye başladılar. Mavi damlalar onları meydandaki çeşmeye götürdü. Fakat çeşmeden akan su da griydi. Çeşmenin kenarında titreyen küçük bir ses duydular. “Beni bulamayacaksınız!” Can çeşmenin arkasına baktı. Orada avuç içi büyüklüğünde, gri bir yaratık saklanıyordu. Başında boya fırçasına benzeyen iki anten vardı. “Sen kimsin?” diye sordu Elif. Yaratık başını eğdi. “Ben Soluk’um,” dedi. “Renkleri ben aldım.” “Neden?” diye sordu Mert. Soluk somurttu. “Çünkü herkes renkleri çok seviyor. Kimse griyi fark etmiyor.” Can bir süre düşündü. “Gri de önemli bir renktir,” dedi. “Bulutlarda, taşlarda ve gölgelerde gri vardır.” Soluk şaşırdı. “Gerçekten mi?” “Elbette,” dedi Elif. “Ama diğer renkleri yok edersen gri de güzel görünmez. Renkler birlikte anlam kazanır.” Soluk başını çevirdi. “Ben de resimlerin içinde görünmek istiyordum.” Can gülümsedi. “O zaman renkleri geri ver. Hep birlikte yeni bir resim yapalım. Sen de resmin en önemli parçalarından biri ol.” Soluk biraz düşündü. Sonra küçük ellerini şıklattı. Birden meydanın üzerinden kırmızı, mavi, sarı ve yeşil ışıklar yükseldi. Renkler gökyüzünde dönerek atölyeye doğru uçtu. Çeşmenin suyu yeniden mavi oldu. Çiçekler pembeye, yapraklar yeşile döndü. Çocuklar atölyeye koştular. Boya kavanozları yeniden renklenmişti. Ancak büyük tuval hâlâ boştu. Nevin Hanım herkese birer fırça verdi. “Yeni resmimizi birlikte yapalım,” dedi. Can mavi bir gökyüzü çizdi. Elif sarı güneşi boyadı. Mert kırmızı çatılı evler yaptı. Soluk ise dağların gölgelerini, yağmur bulutlarını ve taşlı yolu griye boyadı. Resim tamamlandığında herkes hayranlıkla baktı. Gri olmasaydı bulutların yumuşaklığı, dağların derinliği ve evlerin gölgeleri görünmeyecekti. Soluk ilk kez gülümsedi. “Demek benim rengim de gerekliymiş.” Can başını salladı. “Her rengin ayrı bir görevi var. Ama en güzel resimler, renkler birlikte kullanıldığında ortaya çıkar.” O günden sonra Soluk, resim atölyesinde yaşamaya başladı. Çocuklar parlak renkler kullanırken o da gölgeleri ve ayrıntıları boyadı. Nevin Hanım atölyenin kapısına yeni bir tabela astı: Renkler Atölyesi — Her Renge Yer Var Can tabelaya bakıp gülümsedi. Çünkü artık herkes biliyordu: Farklılıklar bir araya geldiğinde dünya daha güzel ve daha renkli olurdu. Son.
EBEVEYNLER İÇİN

Bu masal üzerine konuşabilirsiniz

Çocuğunuzla farklılıkların neden değerli olduğu ve bir ekipte herkesin farklı katkılar sunabileceği üzerine konuşabilirsiniz.