ÇOCUK MASALI
Deniz ve Tersine Akan Nehir
Köyün yanındaki nehir ters yönde akmaya başlayınca Deniz, gizemi çözmek için doğadaki işaretleri ve eski su yollarını araştırır.
PREMİUM
Sesli Masallar Çok Yakında
Profesyonel anlatımlı sesli masallarımız Premium üyelikle çok yakında sizlerle.
Çınarlı Köyü’nün kıyısından geçen nehir, yüzlerce yıldır dağlardan ovaya doğru akardı.
Köylüler sabahları nehrin sesine uyanır, değirmen onun suyuyla döner, bahçeler nehirden açılan küçük kanallarla sulanırdı.
Bir sabah köy halkı meydanda toplanmış, şaşkınlıkla nehre bakıyordu.
Su, dağlardan ovaya değil, ovadan dağlara doğru akıyordu.
Yapraklar, küçük dallar ve suyun üzerindeki köpükler ters yöne ilerliyordu.
Deniz, nehrin kenarına çömeldi ve suya dikkatle baktı.
“Bir nehir kendi kendine yön değiştirmez,” dedi.
Köyün fırıncısı Nihat Amca başını salladı.
“Belki dağın içinde büyük bir dev uyanmıştır.”
Çoban Veli ise başka bir şey düşünüyordu.
“Bence nehir bize kızdı.”
Deniz söylentilere inanmak yerine çevreyi araştırmaya karar verdi.
Yanına defterini, pusulasını, büyütecini ve dedesinden kalan eski köy haritasını aldı.
İlk olarak nehir kıyısındaki taşları inceledi.
Suyun normalde aktığı yöndeki taşlar kuruydu. Ters taraftaki taşların üzerinde ise yeni çamur izleri vardı.
Bu, suyun yönünün gerçekten kısa süre önce değiştiğini gösteriyordu.
Deniz daha sonra değirmene gitti.
Değirmenin çarkı ters yönde dönüyordu. Değirmenci Selim Dede, duvardaki eski bir resmi gösterdi.
Resimde, dağın eteklerinden geçen ikinci bir su kanalı görünüyordu.
“Bu kanal yıllar önce kapatıldı,” dedi Selim Dede. “Adına Yankı Kanalı derlerdi.”
“Peki neden kapatıldı?” diye sordu Deniz.
“Dağın içindeki suyu köye ulaştırıyordu. Fakat büyük bir heyelandan sonra girişine taşlar doldu.”
Deniz eski haritayı açtı. Haritada nehirle Yankı Kanalı’nın dağın altında birleştiği görülüyordu.
Tam o sırada uzaktan derin bir gürültü duyuldu.
Dağın yamacından birkaç taş yuvarlandı.
Deniz, gürültünün geldiği yere doğru yürüdü. Ormanda ilerlerken kırılmış dallar, yeni açılmış tekerlek izleri ve yere bırakılmış metal parçaları gördü.
İzler, terk edilmiş kanalın girişine çıkıyordu.
Kanalın önündeki büyük taşların bir kısmı yerinden oynatılmıştı.
Deniz el fenerini yakıp içeri baktı.
Duvarlardan güçlü bir su sesi geliyordu.
Yerde, üzerinde “Su pompası” yazan boş bir kutu buldu.
Birileri eski kanala güçlü bir pompa yerleştirmişti.
Pompa, ovadaki suyu dağın içindeki kanala çekiyor ve nehrin akışını tersine çeviriyordu.
Deniz kanalın daha ilerisine gitmedi. Tek başına hareket etmenin tehlikeli olacağını biliyordu.
Hemen köye dönerek durumu muhtara anlattı.
Muhtar, belediyenin su ekibini ve jandarmayı çağırdı.
Ekipler kanala girdiklerinde büyük bir pompa sistemi buldular.
Yakındaki taş ocağının sahipleri, dağın üst kısmında biriken suyu kendi çalışma alanlarına taşımak için sistemi izinsiz kurmuşlardı.
Fakat suyun bütün yönünü değiştireceklerini düşünmemişlerdi.
Pompa kapatıldı.
Bir süre sonra nehir yavaşladı. Suyun yüzeyindeki yapraklar durdu. Ardından nehir yeniden dağlardan ovaya doğru akmaya başladı.
Değirmen çarkı doğru yönde dönmeye, sulama kanalları yeniden dolmaya başladı.
Köylüler Deniz’i alkışladı.
Nihat Amca gülerek yanına geldi.
“Demek dağın içinde dev yokmuş.”
Deniz gülümsedi.
“Bazen gizemli görünen şeylerin çok gerçek bir nedeni vardır. Yeter ki söylentilerden önce işaretlere bakalım.”
Muhtar, eski Yankı Kanalı’nın girişine güvenli bir kapı yaptırdı. Ayrıca köyün su kaynaklarını düzenli olarak kontrol edecek bir ekip kuruldu.
Deniz ise bulduğu bütün işaretleri defterine yazdı:
Ters yöndeki çamur izleri, eski harita, tekerlek izleri ve pompa kutusu…
Sayfanın en altına şu cümleyi ekledi:
“Doğa konuşur; onu anlayabilmek için dikkatle bakmak gerekir.”
O günden sonra Çınarlı Köyü’nde nehirle ilgili bir sorun olduğunda insanlar önce Deniz’e değil, kanıtlara bakmayı öğrendiler.
Deniz de nehrin kıyısına her gidişinde suyun doğru yönde akıp akmadığını kontrol etti.
Nehir tekrar hiç tersine akmadı.
Fakat Deniz’in merakı, her geçen gün biraz daha ileriye aktı.
Bu masal üzerine konuşabilirsiniz
Deniz hangi ipuçlarını takip etti? Bir söylentiye inanmakla kanıt aramak arasında nasıl bir fark vardır?