ÇOCUK MASALI

Eylül ve Gökyüzüne Mektup Taşıyan Balon

Eylül, konuşmaya çekindiği yeni sınıf arkadaşına duygularını anlatmak için bir mektup yazar; fakat mektubu taşıyan balon beklenmedik bir yolculuğa çıkar.

Eylül ve Gökyüzüne Mektup Taşıyan Balon çocuk masalı kapak görseli
PREMİUM

Sesli Masallar Çok Yakında

Profesyonel anlatımlı sesli masallarımız Premium üyelikle çok yakında sizlerle.

Eylül’ün sınıfına bir pazartesi sabahı yeni bir öğrenci gelmiş. Adı Derin’miş. Derin, sınıfın en arka sırasına oturmuş. Teneffüslerde kitabını açıyor, diğer çocuklar oyun oynarken sessizce pencereden dışarı bakıyormuş. Eylül onunla konuşmak istiyormuş. Fakat yanına her gittiğinde söylemek istediği kelimeler birbirine karışıyormuş. “Merhaba, benim adım…” diye başlayacakmış ama sesi çıkmıyormuş. Bir gün öğretmenleri sınıfa renkli kâğıtlar dağıtmış. “Bugün birine güzel bir şey söyleyen kısa bir mektup yazacağız,” demiş. Eylül hemen Derin’i düşünmüş. Kâğıdın üzerine şöyle yazmış: “Merhaba Derin. Ben de bazen yeni insanlarla konuşurken çekiniyorum. Dilersen yarın teneffüste birlikte resim yapabiliriz.” Mektubun altına küçük bir güneş çizmiş. Fakat mektubu Derin’e vermeye cesaret edememiş. Okul çıkışında kâğıdı çantasına koymuş. O gün okul bahçesinde bahar şenliği hazırlığı varmış. Öğretmenler masaları süslüyor, çocuklar renkli balonları bağlamaya yardım ediyormuş. Eylül’ün annesi de bahçedeymiş. Eylül pembe bir balonun ipini tutarken çantasından mektubu çıkarmış. “Keşke balon bunu benim yerime götürse,” demiş. Mektubu balonun ipine bağlamış. Tam o sırada güçlü bir rüzgâr esmiş. Balon Eylül’ün elinden kurtulmuş. “Eyvah!” Pembe balon yükselmiş, okulun çatısını geçmiş ve gökyüzüne doğru uçmaya başlamış. Eylül üzülmüş. “Mektubum gitti.” Öğretmeni yanına gelmiş. “Balonun peşinden koşmayacağız,” demiş. “Ama nereden geçtiğini güvenli bir şekilde takip edebiliriz.” Eylül, öğretmeni ve annesiyle birlikte okulun çıkış kapısından yürümüş. Balon önce yakındaki parkın üzerinden geçmiş. Parkta uçurtma uçuran çocuklar balonu görmüş. “Pembe balon doğuya gidiyor!” diye seslenmişler. Balon daha sonra küçük fırının çatısına yaklaşmış. Fırıncı, uzun süpürgesiyle uzanmaya çalışmış ama balon yeniden yükselmiş. “Şimdi meydana doğru gidiyor!” demiş. Eylül balonun gerçekten mektubu taşıdığına inanmaya başlamış. Meydana vardıklarında balon büyük çınar ağacının dallarına takılmış. Fakat çok yüksekteymiş. Belediyenin bahçe ekibi yakındaymış. Görevli, güvenli merdiveniyle balonu daldan indirmiş. Eylül mektubunu geri almış. Kâğıdın köşeleri biraz kıvrılmış ama yazılar hâlâ okunuyormuş. Tam teşekkür edecekken arkasından bir ses duymuş. “Bu mektup bana mı?” Eylül dönmüş. Derin, babasıyla meydandan geçiyormuş. Balonun ipinde kendi adını görmüş. Eylül’ün yüzü kızarmış. “Evet ama sana vermeye çekindim.” Derin mektubu okumuş. Sonra gülümsemiş. “Ben de seninle konuşmak istiyordum. Ama ben de çekindim.” Eylül şaşırmış. “Gerçekten mi?” Derin başını sallamış. “Yarın resim yapabiliriz.” Ertesi gün teneffüste Eylül ve Derin aynı masaya oturmuş. Eylül gökyüzünde uçan pembe bir balon çizmiş. Derin de ipin ucuna iki çocuk eklemiş. Birinin elinde boya kalemleri, diğerinin elinde küçük bir mektup varmış. Resmin altına birlikte şöyle yazmışlar: “Bazı kelimeler uçup gitmez. Söylendiğinde doğru kişiye ulaşır.” O günden sonra Eylül konuşmaya çekindiğinde önce derin bir nefes almış. Her zaman uzun cümleler kurması gerekmediğini anlamış. Bazen yalnızca “Merhaba” demek bile yeni bir arkadaşlığın başlamasına yetermiş.
EBEVEYNLER İÇİN

Bu masal üzerine konuşabilirsiniz

Eylül mektubu neden doğrudan veremedi? Yeni biriyle konuşmaya başlamak için hangi kısa cümleleri kullanabiliriz?