ÇOCUK MASALI
Lila ve Sessiz Bahçenin Şarkısı
Küçük kirpi Lila, sessizleşen bahçenin sesini yeniden bulmak için arkadaşlarını dikkatle dinlemeyi öğrenir.
PREMİUM
Sesli Masallar Çok Yakında
Profesyonel anlatımlı sesli masallarımız Premium üyelikle çok yakında sizlerle.
Bir varmış, bir yokmuş…
Çiçeklerin sabahları esnediği, kelebeklerin kanatlarını güneşte ısıttığı küçük bir bahçe varmış. Bu bahçede Lila adında minik bir kirpi yaşarmış.
Lila neşeli, meraklı ve biraz da aceleciymiş. Birisi konuşurken hemen araya girer, kuşlar öterken kendi şarkısını daha yüksek sesle söylermiş.
Bir sabah Lila uyandığında bahçede tuhaf bir sessizlik olduğunu fark etmiş.
Arılar vızıldamıyor, yapraklar hışırdamıyor, kuşlar şarkı söylemiyormuş.
Lila şaşkınlıkla etrafına bakmış.
“Bahçenin sesi nereye gitti?” diye sormuş.
Önce serçe Mavi’nin yanına gitmiş.
“Mavi, bahçenin şarkısını gördün mü?” demiş.
Mavi gagasını açmış ama Lila hemen konuşmaya devam etmiş:
“Belki rüzgâr götürdü! Belki bulutların arkasına saklandı! Belki de gece uyuyakaldı!”
Mavi hiçbir şey söyleyemeden Lila koşarak kurbağa Pofuduk’un yanına gitmiş.
“Pofuduk, bahçenin sesi nerede?”
Pofuduk cevap verecekken Lila yine konuşmaya başlamış.
“Gölette mi? Taşların altında mı? Yoksa nilüferlerin arasında mı?”
Pofuduk yalnızca gözlerini kırpabilmiş.
Lila üzgün bir şekilde büyük meşe ağacının yanına gitmiş.
“Kimse bana cevap vermiyor,” demiş.
Yaşlı meşe dallarını hafifçe sallamış.
“Belki de cevapları duymak için biraz sessiz kalmalısın,” demiş.
Lila şaşırmış.
“Hiç konuşmadan mı?”
“Bir süre yalnızca dinleyerek.”
Lila yumuşak çimenlerin üzerine oturmuş. Ellerini dizlerine koymuş ve sessizce beklemiş.
Önce hiçbir şey duymamış.
Sonra çok hafif bir ses gelmiş:
“Fısır… fısır…”
Yapraklar rüzgârla konuşuyormuş.
Ardından:
“Vız… vız…”
Bir arı çiçeklerin arasında dolaşıyormuş.
Göletten:
“Şıp… şıp…”
Kurbağa Pofuduk suya minik taşlar atıyormuş.
Serçe Mavi de incecik sesiyle ötmeye başlamış.
Lila gözlerini kocaman açmış.
Bahçenin şarkısı hiç kaybolmamış. Lila yalnızca onu duyamayacak kadar çok konuşuyormuş.
Mavi yanına konmuş.
“Bahçenin şarkısı hep buradaydı,” demiş.
Lila gülümsemiş.
“O zaman bundan sonra bazen ben konuşacağım, bazen de dinleyeceğim.”
O günden sonra Lila bahçedeki en güzel sesleri fark etmeye başlamış. Yağmurun cama dokunuşunu, salyangozun yaprak üzerindeki minik hareketini ve arkadaşlarının anlatmak istediği şeyleri dikkatle dinlemiş.
Akşam olduğunda bahçenin bütün sesleri yavaşlamış.
Lila yuvasına kıvrılmış ve gözlerini kapatmış.
Son duyduğu ses, rüzgârın fısıltısı olmuş:
“İyi geceler, küçük dinleyici…”
Ve Lila huzurla uykuya dalmış.
Bu masal üzerine konuşabilirsiniz
Lila neden bahçenin sesini duyamıyordu? Birini dikkatle dinlediğimizi nasıl gösterebiliriz?