ÇOCUK MASALI

Pofi ve Uyumayı Unutan Yastık

Minik ayıcık Pofi, uyku vakti geldiğinde yastığının neden bir türlü sakinleşemediğini anlamaya çalışır. Birlikte küçük bir gece rutini oluşturarak dinlenmenin sırrını keşfederler.

Pofi ve Uyumayı Unutan Yastık çocuk masalı kapak görseli
PREMİUM

Sesli Masallar Çok Yakında

Profesyonel anlatımlı sesli masallarımız Premium üyelikle çok yakında sizlerle.

Pofi, ormanın kenarındaki küçük mavi çatılı evinde yaşayan minik bir ayıcıktı. Gündüzleri koşturmayı, yaprakların arasından geçmeyi ve dere kenarında taş toplamayı çok severdi. Fakat akşam olduğunda Pofi’nin en sevdiği şey, yumuşacık yatağına uzanıp annesinin anlattığı masalları dinlemekti. Bir akşam Pofi dişlerini fırçaladı, pijamalarını giydi ve yatağına koştu. Ama başını yastığına koyar koymaz yastık hop diye yukarı sıçradı. Pofi şaşkınlıkla doğruldu. “Yastık, neden zıplıyorsun?” diye sordu. Yastık bir kez daha kabardı. “Uyumayı unuttum galiba,” dedi incecik bir sesle. Pofi gözlerini kocaman açtı. “Yastıklar uyumayı unutur mu?” “Bazen,” dedi yastık. “Bugün çok heyecanlıyım. İçimdeki bütün tüyler sağa sola koşuyor.” Pofi yastığı iki eliyle tuttu. “Öyleyse sana uyumayı yeniden öğretelim.” İlk olarak odadaki oyuncakları birlikte topladılar. Pofi arabalarını sepete, tahta küplerini kutuya koydu. Yastık da yatağın üzerinde sessizce beklemeye çalıştı. “Şimdi biraz daha sakinim,” dedi yastık. Sonra Pofi perdeleri kapattı. Dışarıdaki ay ışığı odanın içine ince, gümüş renkli bir çizgi bıraktı. “Bu çizgi gece yolu olsun,” dedi Pofi. “Uykumuz buradan gelsin.” Yastık hafifçe esnedi. Ama henüz uyumamıştı. Pofi yatağına oturdu ve annesinin ona öğrettiği gibi yavaşça nefes aldı. “Çiçek koklar gibi nefes al,” dedi. Pofi burnundan derin bir nefes aldı. “Şimdi mum söndürür gibi ver.” Pofi nefesini yavaşça üfledi. Yastık da onunla birlikte şişip indi. Bir kez daha yaptılar. Sonra bir kez daha. Yastığın içindeki tüyler artık koşmuyordu. Hepsi yumuşacık bir bulutun üzerine uzanmış gibiydi. “Sanırım hatırlıyorum,” diye fısıldadı yastık. Pofi battaniyesini çenesine kadar çekti. “Uyumadan önce bir şey daha yapıyoruz,” dedi. “Bugünün en güzel anını düşünüyoruz.” Yastık merakla sordu: “Senin en güzel anın neydi?” Pofi biraz düşündü. “Derede bulduğum kalp şeklindeki taş,” dedi. “Seninki neydi?” Yastık sessizce gülümsedi. “Senin başını bana koyduğun an.” Pofi gözlerini kapattı. Yastık artık hiç kıpırdamıyordu. Yumuşak, sakin ve sıcacıktı. Dışarıda yapraklar hafifçe hışırdadı. Ay ışığı odanın duvarında usulca ilerledi. Pofi çok geçmeden uykuya daldı. Yastık da o gece uyumayı yeniden hatırladı. O günden sonra her akşam oyuncaklar toplandı, perdeler kapandı, üç sakin nefes alındı ve günün en güzel anı düşünüldü. Pofi’nin yastığı bir daha hiç uyumayı unutmadı. Belki bazen biraz heyecanlandı. Ama Pofi ona her seferinde şöyle dedi: “Merak etme. Uyku yolunu birlikte buluruz.” Ve ikisi de huzurla uyudu.
EBEVEYNLER İÇİN

Bu masal üzerine konuşabilirsiniz

Pofi, ormanın kenarındaki küçük mavi çatılı evinde yaşayan minik bir ayıcıktı.

Gündüzleri koşturmayı, yaprakların arasından geçmeyi ve dere kenarında taş toplamayı çok severdi. Fakat akşam olduğunda Pofi’nin en sevdiği şey, yumuşacık yatağına uzanıp annesinin anlattığı masalları dinlemekti.

Bir akşam Pofi dişlerini fırçaladı, pijamalarını giydi ve yatağına koştu.

Ama başını yastığına koyar koymaz yastık hop diye yukarı sıçradı.

Pofi şaşkınlıkla doğruldu.

“Yastık, neden zıplıyorsun?” diye sordu.

Yastık bir kez daha kabardı.

“Uyumayı unuttum galiba,” dedi incecik bir sesle.

Pofi gözlerini kocaman açtı.

“Yastıklar uyumayı unutur mu?”

“Bazen,” dedi yastık. “Bugün çok heyecanlıyım. İçimdeki bütün tüyler sağa sola koşuyor.”

Pofi yastığı iki eliyle tuttu.

“Öyleyse sana uyumayı yeniden öğretelim.”

İlk olarak odadaki oyuncakları birlikte topladılar. Pofi arabalarını sepete, tahta küplerini kutuya koydu. Yastık da yatağın üzerinde sessizce beklemeye çalıştı.

“Şimdi biraz daha sakinim,” dedi yastık.

Sonra Pofi perdeleri kapattı. Dışarıdaki ay ışığı odanın içine ince, gümüş renkli bir çizgi bıraktı.

“Bu çizgi gece yolu olsun,” dedi Pofi. “Uykumuz buradan gelsin.”

Yastık hafifçe esnedi.

Ama henüz uyumamıştı.

Pofi yatağına oturdu ve annesinin ona öğrettiği gibi yavaşça nefes aldı.

“Çiçek koklar gibi nefes al,” dedi.

Pofi burnundan derin bir nefes aldı.

“Şimdi mum söndürür gibi ver.”

Pofi nefesini yavaşça üfledi.

Yastık da onunla birlikte şişip indi.

Bir kez daha yaptılar.

Sonra bir kez daha.

Yastığın içindeki tüyler artık koşmuyordu. Hepsi yumuşacık bir bulutun üzerine uzanmış gibiydi.

“Sanırım hatırlıyorum,” diye fısıldadı yastık.

Pofi battaniyesini çenesine kadar çekti.

“Uyumadan önce bir şey daha yapıyoruz,” dedi. “Bugünün en güzel anını düşünüyoruz.”

Yastık merakla sordu:

“Senin en güzel anın neydi?”

Pofi biraz düşündü.

“Derede bulduğum kalp şeklindeki taş,” dedi. “Seninki neydi?”

Yastık sessizce gülümsedi.

“Senin başını bana koyduğun an.”

Pofi gözlerini kapattı.

Yastık artık hiç kıpırdamıyordu. Yumuşak, sakin ve sıcacıktı.

Dışarıda yapraklar hafifçe hışırdadı. Ay ışığı odanın duvarında usulca ilerledi.

Pofi çok geçmeden uykuya daldı.

Yastık da o gece uyumayı yeniden hatırladı.

O günden sonra her akşam oyuncaklar toplandı, perdeler kapandı, üç sakin nefes alındı ve günün en güzel anı düşünüldü.

Pofi’nin yastığı bir daha hiç uyumayı unutmadı.

Belki bazen biraz heyecanlandı.

Ama Pofi ona her seferinde şöyle dedi:

“Merak etme. Uyku yolunu birlikte buluruz.”

Ve ikisi de huzurla uyudu.